Sosyal medya fenomenleri neden intihar ediyor?

İki sosyal medya fenomeni intihar etti. Prof. Dr. Hakan Türkçapar, "kusursuz" yaşam izlenimi yaratan bu isimlerin yaşadığı sorunları ntv.com.tr için irdeledi.

Sosyal medya fenomenleri neden intihar ediyor?
Sosyal medya fenomenleri neden intihar ediyor?

İki sosyal medya fenomeni intihar etti. Prof. Dr. Hakan Türkçapar, "kusursuz" yaşam izlenimi yaratan bu isimlerin yaşadığı sorunları ntv.com.tr için irdeledi.

İntiharın tetikleyicisi nedir? Maddi kaygılar, terk edilme, gelecek kaygısı... Ya da sadece bir "anlaşılmama" hissi mi? Son dönemde kamuoyuna yansıyan üzücü olaylar, ruh sağlığının sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele olduğunu bir kez daha hatırlattı.

 

Prof. Dr. Hakan Türkçapar, özellikle dijital dünyada sürekli göz önünde olmanın, itibar kaybetme korkusunun ve özdeğeri sadece "beğeni" sayısına bağlamanın getirdiği ağır psikolojik yüke dikkat çekiyor. Türkçapar, sosyal medyanın tek başına bir neden olmadığını ancak siber zorbalık ve yalnızlık duygusuyla birleştiğinde süreci hızlandırabildiğini belirtti.

 

"Kusursuz" görünen hayatların her zaman "iyi bir ruh sağlığı" anlamına gelmediğini vurgulayan uzman isim, modern çağın getirdiği yalnızlık ve toplumsal kopukluk karşısında, yardım arama sürecini geciktiren o "mükemmel görünme" baskısı ve çözüm yollarını anlattı. UMUTSUZLUK, YALNIZLIK, TRAVMALAR, DEPRESYON...

Prof. Dr. Hakan Türkçapar son günlerde fenomen camiasında yaşanan intiharların “özel bir sebebi var” demenin doğru olmayacağını ve intihar riskini artıran etkenlerin her kesimden insan için aynı olabildiğini söylüyor. Depresyon, umutsuzluk, yalnızlık, ilişki sorunları, travmalar, kronik hastalıklar, ekonomik baskı ve madde kulanımı gibi birçok sorunun risk etkeni olduğunu ve intihara sebebiyet verebileceğini anlatan Türkçapar, şöyle devam ediyor:

 

“Sürekli izlenme, göz önünde olma, sürekli değerlendirilme, itibar kaybetme korkusu, çevrim içi linç, mahremiyet yokluğu ve belki de en önemlisi: kendi değerini takipçi sayısına, beğeniye, görünürlüğe bağlamak çok ağır bir yük.” "YARDIM ALAMAMAK RİSKİ ARTIRIYOR"

Kamuoyunda sorulan “Görünürde güzel ilerleyen hayatlar neden intiharla son buluyor?” sorusu üzerine Türkçapar; ün, başarı, tanınırlık gibi unsurların mental sorunlara engelleyici bir güç olmadığını belirtiyor. İntiharın arka perdesindeki amacın “hayatı bitirmek” değil de “yaşanan sıkıntıyı bitirmek veya yaşanacak sıkıntıdan kaçmak” olduğunu söyleyen uzman isim, bu kararı veren insanların da dışarıdan gündelik hayatına sorunsuz devam ettiği şeklinde izlenimler verebildiğini, iç dünyasında da ağır mental sorunlar yaşayabileceğini ekledi.

 

Kamuoyunda tanınmış kişiler tarafından konuyu yorumlayan Prof. Dr. Türkçapar, şöyle ekliyor:

 

“'Benim kötü görünmeye hakkım yok', ‘zayıf görünürsem her şey çöker’, ‘yardım istersem imajım bozulur’ gibi inançlar, yardım aramayı geciktiriyor. Bazen aylarca, bazen yıllarca. Ve yardım alamamak riski ciddi biçimde artırıyor.” SOSYAL MEDYA GÜÇLÜ BİR HIZLANDIRICI

Türkçapar, yapılan araştırmalardan yola çıkarak sosyal medyanın tek başına bir intihara yol açmayacağını fakat bazı kişilerde, ”uyku sorunlarını artırarak, sürekli kendini diğerleriyle karşılaştırma ortamı yaratarak, siber zorbalığa zemin hazırlayarak ve yalnızlık duygusunu derinleştirerek" intihar riskini büyüttüğünü belirtiyor.

 

Kişilerin sosyal medyayı zaman zaman destek bulmak ve yardım aramak için kullandığına da dikkat çeken uzman isim, sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken noktaların; ekran süresi, tüketilen içerik, kullanma amacı ve kullanılan zamandaki mental durumun nasıl olduğunu belirtti.

 

Sosyal medyanın tek başına bir intihar nedeni olmadığına değinen Hakan Türkçapar, karşılaştırma ortamı, görünüş baskısı, siber zorbalık, dışlanma kriz anında zararlı içeriğe maruz kalma gibi durumlarda intihara güçlü bir hızlandırıcı olduğunu ifade ediyor. "ÖNEMLİ OLAN RUH SAĞLIĞI"

Görünürde “Güzel hayat”lardaki; konfor, görünür başarı ve iyi imajın “iyi hayat” anlamına gelmediğinin altını çizen uzman isim, önemli olan noktanın ruh sağlığı olduğunu ve ruh sağlığının; anlam, aidiyet duygusu, anlaşılma hissi ve özdeğer duygusuyla ayakta kalabileceğini ekliyor.

 

Türkçapar, bir kişinin milyonlarca insan tarafından tanınıp fakat kendini yetersiz ve yalnız hissedebileceğini, “Yalnızlık ve toplumsal kopukluk çağımızın en belirgin ruh sağlığı sorunlarından biri haline geldi” diyerek ifade ediyor. "GÖRÜNÜR KİŞİLER İKİ AYRI BASKIYI AYNI ANDA YAŞIYOR"

Hakan Türkçapar, "o hayatın içinde kişi kendini ne kadar yalnız, baskı altında, değersiz ve çaresiz hissediyordu?" sorusunun sorulması gerektiğine dikkat çekiyor ve “klinik kanaatim” diyerek şöyle konuşuyor:

 

“Bugünün insanı, özellikle de gençler ve görünür kişiler, iki ayrı baskıyı aynı anda yaşıyor. Bir yanda hızla değişen, sürekli ölçen, karşılaştıran ve sergileyen bir dijital dünya. Öte yanda gerçek bağların, mahrem alanın ve dayanma kapasitesinin zayıflaması. Böyle bir zeminde kişi dışarıdan parlıyor görünürken içeride sorun yaşayabiliyor.” "YALNIZLIK VE KOPUKLUK"

Prof. Dr. Hakan Türkçapar, bu sorunlarla baş etmek ve olası bir durumun önüne geçmek için de en başta ruh sağlığı sorunlarının ciddiye alınması ve duyguları anlamaya çalışmak gerektiğini söylüyor. “Kendimi iyi hissetmiyorum” düşüncesinin küçümsenmemesi gerektiğine dikkat çeken Türkçapar, intihar riskini artıran en güçlü etkenlerin “yalnızlık ve kopukluk” hissi olduğunu belirtiyor.

 

Bu gibi durumlarda ise kişinin kendi kabuğuna çekilmemesi gerektiğinin altını çizen uzman isim, kişilerin yalnız kalmamaya özen göstermesini ve psikolojik destek almak gerektiğinin de önemli olduğuna dikkat çekiyor. Kişide intihar düşüncesi oluşmuşsa ve uyku ve iştah bozulması gibi durumlar da beraberinde gelmişse, muhakkak profesyonel destek alınması gerektiğinin de altını çiziyor.

 

“ÖLMEK İSTEMEKTEN ÇOK BU ŞEKİLDE YAŞAMAYA DEVAM EDEMEMEK”

Ruhsal dengenin korunacağı aktiviteler yapılmasının kişinin mental sağlığını da ayakta tutacağını anlatan Türkçapar, yapılması gerekenleri, “Yürüyüş yapmak, film izlemek, müzik dinlemek, sosyal medyada karşılaştırma yapan içeriklerden ve olumsuz tartışmalardan uzak durmak, uylu saatinden önce ekran kullanmamak, uyku düzeni oluşturmak” şeklinde sıralıyor.

 

Uzman isim son olarak sözlerine şunları ekliyor:

 

“İntihar düşüncesi, çoğu zaman ‘ölmek istemek’ten çok, ‘bu şekilde yaşamaya devam edememek’ algısından doğar. Bu nedenle çözüm, hayatı sonlandırmak değil; o sıkışmışlığı birlikte çözebilecek destek yollarını bulmaktır.”

Paylaş

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Wow Wow 0