Böcek ailesinin ölümünde iddianame kabul edildi. İşte ilk duruşma tarihi
İstanbul'da kaldıkları otelde yaşamını yitiren Böcek ailesinin fertlerinin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İlk duruşma 21 Nisan’da yapılacak.
İstanbul'da kaldıkları otelde yaşamını yitiren Böcek ailesinin fertlerinin ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame kabul edildi. İlk duruşma 21 Nisan’da yapılacak.
Almanya'dan Türkiye'ye gelen Böcek ailesinin dört ferdinin hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada 6 şüpheli hakkında 2 yıldan 22,5 yıla kadar değişen oranlarda hapis istemiyle düzenlenen iddianame kabul edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak, Muhammed Moeen Ud Dın Chıstı hakkında “Bilinçli Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma” suçundan 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
Rustemsha Batyrov hakkında ise ‘Taksirle ölüme neden olmak’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis istenmişti.
SANIKLAR 21 NİSAN'DA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAK
İddianamenin, İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Sanıklar, 21 Nisan'da hakim karşısına çıkacak.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Fatih'te konakladıkları otelde fenalaşan Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in hastanede yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma tamamlanmıştı.
Hazırlanan iddianamede Fatih'te 13 Kasım 2025'te yaşanan zehirlenme olayında Çiğdem Böcek, Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek'in zehirlenme sonucu hayatlarını kaybettiği ve aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in 17 Kasım 2025'te hayatını kaybettiği anlatılmıştı.
Şüpheliler ilaçlama firmasının sahibi şüpheli Zeki Kışı, oğlu Serkan Kışı, şirket çalışanı Doğan Cağferoğlu, otel sahibi Hakan Oğlak ve resepsiyon görevlisi Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istenmişti.
İddianamede Rustemsha Batyrov'un ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
Öte yandan, şüpheliler Fatih Tektaş, Mahmut Keser, Fahri Mustafa Orel, Ercan Erdoğan ve Yusuf Dalkılıç hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlarından, şüpheliler Doğan Cağferoğlu, Zeki Kışı, Serkan Kışı, Hakan Oğlak, Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle yaralama" suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmişti.
Hazırlanan iddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti.
RAPORLARA YER VERİLDİ
İddianamede İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün hazırladığı rapora da yer verildi.
Raporda; zehirlenme olayının yaşandığı otelde bir ilaçlama firması tarafından haşerelere karşı biyosidal ürün uygulaması yapıldığı, bu uygulamanın şüpheli Doğan Cağferoğlu tarafından yapıldığı, uygulama sonrası iş yerine bırakılan formda irtibat numarası olarak belirtilen telefon numaralarından birinin şüpheli Serkan Kışı'ya ait olduğunun tespit edildiği kaydedilmişti.
Raporda, ilaçlama firmasıyla ilgili yapılan incelemede firmanın daha önce farklı bir adreste ilaçlama yaptığı, ilaçlama sonucunda bir çocuğun zehirlendiği ve uygulamayı yapanın da şüpheli Serkan Kışı olduğu, bu olayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu aktarılmıştı.
SERTİFİKASIZ VE İZİNSİZ İLAÇLAMA YAPMIŞ
Olayın yaşandığı oteli ilaçlayan şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün uygulaması yaptığı raporda anlatılmıştı.
"İLACA BAĞLI ZEHİRLENMEDEN ÖLDÜLER"
1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre, kişilerin ölümünün kalmakta oldukları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer almıştı.
İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yaşanan olayda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucunda gerçekleşmediği bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmişti.
Bilirkişi raporunda, yanlış kimyasal (Alüminyum Fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması yetkilileri şüpheliler Zeki Kışı ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları iddianamede belirtilmişti.
İddianamede, ilaçlama firması çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası, bilgisi ve deneyimi olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu aktarılmıştı.
Otelin sahibi şüpheli Hakan Oğlak'ın yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak, uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip, acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu iddianamede yer alan raporda belirtilmişti.
RESEPSİYON GÖREVLİSİ TALİ KUSURLU
Raporda, şüpheli Muhammad Moeen Ud Din Chıshtı'nın ilaçlama işlemiyle doğrudan bir ilgisi bulunmadığı, olay anında resepsiyondaki görev yerini terk ettiği, otel dışında bulunduğu ve acil durum tahliyesini/müdahalesini engelleyecek şekilde otelin dış kapılarını kilitli tuttuğu için olayda tali kusurlu olduğu kaydedilmişti.
NE OLMUŞTU?
Almanya'dan 9 Kasım'da İstanbul'a gelen ve Fatih'te bir otelde konaklayan Servet ve Çiğdem Böcek ile çocukları Kadir Muhammet ve Masal, mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine 12 Kasım'da hastaneye gitti.
Kontrolden geçen aile otele geri döndü. Bir süre sonra çocuklar fenalaştı 13 Kasım'da otele ambulans çağrıldı. Sabaha karşı hastaneye giden ailenin 3 üyesi müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alınan anne 14 Kasım'da, baba da 17 Kasım'da vefat etti.
Ailenin kaldığı otelde konaklayan iki turist de bulantı ve kusma şikayetiyle aynı hastanede tedavi altına alındı. Aynı odada konaklayan ve refakatçi olarak hastaların yanında bulunan üçüncü kişi, kalp atış hızının düşük olması nedeniyle tetkik amaçlı hastaneye yatırılmıştı.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Wow
0
