Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten İBB davası açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, önümüzdeki pazartesi başlayacak İBB davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "Şahsın belediye başkanı olması benim için önemli değil." diyen Gürlek, yargının vereceği her kararın denetlenebilir olduğunu vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, önümüzdeki pazartesi başlayacak İBB davasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. "Şahsın belediye başkanı olması benim için önemli değil." diyen Gürlek, yargının vereceği her kararın denetlenebilir olduğunu vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya geldi.
Bakan Gürlek; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmadan, Terörsüz Türkiye sürecine, suça sürüklenen çocuklardan, 12. yargı paketine birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.
İMRALI'NIN STATÜSÜ TARTIŞMASI
"İmralı'nın statüsü" tartışmasına ilişkin, "O süreci biz takip etmiyoruz." diyen Bakan Gürlek, "Yüce Meclisimiz ne tür düzenleme yapacak bilmiyoruz. Statü sorunu ile ilgili ben de basından takip ediyorum. Artık o Meclis'in takdiri." ifadesini kullandı.
Kendilerinin şu aşamada yalnızca İmralı'ya heyet gitmesine izin verdiklerini anlatan Bakan Gürlek, akademisyen ve gazetecilerin adaya gitmesi talebine ilişkin şunları söyledi:
"Şu an düşünmüyoruz. Heyetler belli. Onlara izin veriyoruz. O yüce meclisimizin çizeceği bir rotaya göre belli olacak süreç."
UMUT HAKKI DÜZENLEMESİ
Bakan Gürlek'e umut hakkı düzenlemesi de soruldu. Terör suçlarında şartlı salıverme hükümleri olmadığına dikkat çeken Bakan Gürlek, "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı almışsa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olarak infazı yapılıyor. Terör suçları dışında cezaların infazı farklı. 30 yıl olabiliyor, 36 yıl olabiliyor. O konuda meclisimizin takdiri eğer ceza güvenlik tedbirlerin infazı hakkında kanunda bir değişiklik yaparsa elbette farklı olur." ifadelerini kullandı.
Gürlek, "Ama şu anki uygulamada terör suçlarını ağırlaştırılmış müebbet hapis cihazı alan aynen infaz ediyor. Herhangi bir erken sürede dışarı çıkmıyor. O meclisimizin takdiri." diye konuştu.
"YASAL DÜZENLEME MECLİS'İN YETKİSİNDE" MESAJI
Terörsüz Türkiye sürecinin Meclis tarafından yürütüldüğünü belirten Bakan Gürlek, sürece ilişkin yapılması planlanan yasal düzenlemelere ilişkin gündemin ilk önce Adalet Komisyonu'na geleceğini anlattı. Gürlek, buradaki çalışma sonrası konunun TBMM Genel Kurulu'na taşınacağını söyledi.
Bakan Gürlek, "Bu sürecin tamamen kanun yapılması, tasarrufu, takdiri, yöntemi nereleri kapsayacağı Meclis’e ait. Bu süreçte biz değiliz." diye konuştu.
SELAHATTİN DEMİRTAŞ'IN DURUMU
Edirne'de tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş'a ilişkin sürecin ayrı yürüyen bir süreç olduğunu belirten Akın Gürlek, "Terörsüz Türkiye için Anayasa değişikliğine ihtiyaç duyulur mu?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"- O bence şu an temel kanunlarda değişiklik yapılarak ihtiyaç giderilebilir. Ama genel olarak ben şunu söylüyorum: Anayasa değişikliğini sadece terörsüz Türkiye süreci için değil, genel olarak ülkemizin bir Anayasa değişikliği ihtiyacı var.
- Genel olarak bu konuda, Anayasamızda eksiklikler var. 1982 darbe anayasası biliyorsunuz. Yani yamalı bohçaya döndü, sürekli olarak değişiklikler yapıldı. Elbette anayasanın ele alınarak değişiklik yapılması gerekiyor. Ama terörsüz Türkiye süreci için Ceza Kanunu, Ceza Güvenlik İnfaz Kanunu ve diğer kanunlarda değişiklik yapılması yeterli."
"TUTUKLAMA İSTİSNAİ BİR TEDBİR"
Tutuklama kararlarının genelde istisnai bir tedbir olarak verildiğini anlatan Gürlek, şöyle devam etti:
"- Şartları aslında belli. Ama bazen çok rahat kullanılabiliyor. Bazen de toplumda infial oluşturan olaylarda kullanılmıyor diye eleştiriler var.
- Tutuklamada hakimin takdiri var elbette ama tabii kuvvetli suç şüphesi olması gerekiyor. Katalog suçlar olması gerekiyor.
- Ama şuna dikkat ediyoruz. Yani toplumda infial oluşturan bir olay. Nedir infial oluşturan bir olay? Mesela bir trafikte eşinin çocuğunun yanında diğer bir araç sürücüsünün onu dövmesi, yumruklaması bu bize göre toplumda infial oluşturan bir olaydır. Burada hakimlerimiz tutuklama tedbirine başvuruyor.
- Ölçülü bir tedbirdir. Bu şekilde tutuklamada hakim takdiri var. Yani biz buna karışamayız. Olaya göre bir şeydir. Genelde tutuklanmayınca toplumda sanki o kişi beraat etti, ceza almadı gibi algı yapıyor. Bu yanlış.
- Sosyal medyada bu algıların da düzeltilmesi gerekiyor. Çünkü tutuklama bir takdir hakkıdır. Şartları varsa hakim tutuklar. Savcılık da tutuklama isteyip hakim Sulh Ceza Hakimliği reddetmişse ona itiraz etme hakkı vardır. Hukuk her zaman birbirini denetleyen ve tamamlayan bir sistemdir. Hakimlerimiz uygulamaya dikkat ediyorlar bu konuda."
İBB DAVASI
İBB başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da tutuklu bulunduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davası da Gürlek'e soruldu.
"Bir cumhuriyet savcısının şahıslarla ilgisi yok." diyen Gürlek, "Cumhuriyet Savcısı şuna bakar. Ortada bir suç var mı yok mu? Burada şahısların makamları, mevkileri yaptıkları görevler ilgilendirmez. Burada o şahsın Belediye Başkanı olması, sanatçı olması ya da zengin fakir olması Cumhuriyet Savcısının görevi değildir." ifadelerini kullandı.
Kendisinin de soruşturma sürecinde dosyaya böyle yaklaştığını söyleyen Gürlek, O bakımdan yani o şahsın şahsım hakkındaki açıklamalarını ben önemsemiyorum. Ben sadece Cumhuriyet Savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Yargılama aşaması başlıyor. Yani hukukta şu var. Mutlaka her karar denetlenebilir." ifadelerini kullandı.
Gürlek şöyle devam etti:
"- Hukuk sistemi aslında birbirini tamamlıyor. Yani bir savcı yanlış karar verirse itirazdan zaten üst mahkeme kaldırır. Mahkeme yanlış karar verirse Yargıtay bozar. Biz burada şahıslarla ilgili problem yapmıyoruz. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşması vardı. Biz dosyanın şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Arkadaşlarımız da bu yönde bir iddianame düzenledi.
- Burada şahsın Belediye Başkanı olması ya da isminin Ekrem olması, Veli olması bizi ilgilendirmiyor. Cumhuriyet savcısı kuvvetli suç şüphesi varsa tutuklamaya sevk eder. Makul şüphe varsa soruşturmaya başlar. Daha sonradan da delillerin tamamlanma aşaması olur.
- İddianamedeki delillerin çoğu somut deliller. MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık beyanları, para hareketleri, HTS baz istasyon kayıtları. Soruşma bu şekilde ilerledi. Biz şahıslarla ilgili bir şeyimiz yok, çekincemiz yok. Savcı olarak o tarihte görevimizi yaptık."
İBB davasının önümüzdeki pazartesi başlayacağını anımsatan Gürlek, "Bu mahkemeye sadece tek bir heyet bakacak. Bu heyetin başka bir dosyası yok. Alanında uzman, vakıf arkadaşlardan oluşuyor. Ne kadar sürede tamamlanır bunu ben bilmiyorum. Ama yani savunmalar alınıyor. Daha sonra tanıklar dinleniyor. Delilerin tartışılması aşaması oluyor." şeklinde konuştu.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR
Gazeteciler, Bakan Gürlek'e suça sürüklenen çocuklara ilişkin yapılması planlanan düzenlemeyi de sordu.
Bakan Gürlek, ailenin de denetim görevi olduğunu belirterek, Ama tabii suçlarında şahsi sorumluluğu var. Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi sorumlu tutamayız. Bu konuda bir düzenleme yapmadık ama özellikle bana da çok fazla geliyor ailelere de bir düzenleme yapalım diye. Bir çalışmamız yok. Ama ailelerin özellikle çocuklara sahip çıkması lazım. Denetlemesi lazım." ifadelerini kullandı.
Çocuk henüz cezaevindeyken topluma kazandırılması noktasında düşünceleri olduğunu anlatan Gürlek, "Aynı şekilde uyuşturucuyla mücadele kapsamında da. Şöyle bir düşüncemiz var. Tahliye olmadan 6 ay öncesinde cezaevindeyken Amatem sürecinin başlatılmasını düşünüyoruz." dedi.
UZUN DAVA SÜREÇLERİ
Bakan Gürlek, yargının hızlandırılması konusunda 12. Yargı Paketi'nde düzenlemeler olacağını da söyledi.
12. Yargı Paketi'nde nafaka ile ilgili bir konu olmadığını kaydeden Gürlek, istinaf mahkemelerine hedef süre getirileceğini belirterek, "Hedef süre hem ilk derece hem istinafta uygulanacak." ifadelerini kullandı.
Paylaş
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Komik
0
Kızgın
0
Üzgün
0
Wow
0
